İstanbul En Son dakika Haber - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program'da (OVP) hiçbir şekilde duraksamanın söz konusu olmadığını belirterek, Programımızı kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz. dedi.Yılmaz, İstanbul'da Ekonomi basını ile bir araya gelerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.Faizlerin düşmesinin TL'nin toplam mevduat içindeki payını azaltıp azaltmayacağına ilişkin soru üzerine Yılmaz, enflasyon düşerken faizlerin de düşürülmesinin reel faizi etkileyecek bir husus olmadığını kaydederek, böyle bir etki beklemediklerini söyledi.Yılmaz, Sağlıklı bir şekilde enflasyonun düştüğü bir ortamda faizler de düşüyorsa, bu TL'den çıkışı getirmez, böyle bir sıkıntı olacağını zannetmiyoruz ve beklemiyoruz. Dolayısıyla dolara, altına bir yönelim gibi bir şeyi faizlerin düşmesiyle beklemiyoruz, çünkü enflasyon da düşüyor. Burada tek başına faize bakmamanız lazım, reel faize bakmanızda fayda var. diye konuştu.Kıymetli Maden Ticaret Sistemi (KMTS) ile birlikte belirli bir miktarın üzerinde altın alımlarının nakit yapılamayacağının hatırlatılması üzerine Yılmaz, burada parasal ödemelerde bankacılık sisteminin kullanılmasının ve işlemlerin kayıt altına alınmasının amaçlandığını anlattı.Yılmaz, kredi derecelendirme kuruluşlarının bu ay değerlendirme yapacağına dair yoruma karşılık, Türkiye'nin risk göstergelerinde, cari açığında, bütçe performansında, rezervlerinde önemli iyileşmeler var. Dolayısıyla bunların doğal olarak kredi değerlendirmelerine yansımasını bekliyoruz. ifadelerini kullandı.- Enflasyonda şu anda bir güncelleme ihtiyacı görmüyoruzCumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, yıl sonu enflasyonun hedeflerin üzerinde geldiğine ve OVP'de bir güncelleme olup olmayacağına ilişkin soru üzerine, bu yıl enflasyonda yüzde 20'nin altını hedeflediklerini söyledi.Yılmaz, OVP'de hedef yüzde 16. Yalnız bu yüzde 16 aralıkla birlikte veriliyor biliyorsunuz, 13-19 aralığı. Bunu biz pratik bir şekilde 'yüzde 20'nin altını hedefliyoruz' diye ifade ediyoruz. Burada bir güncelleme ihtiyacı şu anda görmüyoruz. Ocakta ve izleyen aylardaki eğilimler gidişatı daha netleştirecektir. açıklamasını yaptı.Dezenflasyon programında bir normalleşme olup olmayacağına dair soru üzerine Yılmaz, şunları kaydetti:Regülasyonlarda elbette zaman içinde finansal piyasalar rahatladıkça, belli mesafeler alındıkça düzenlemelerde normalleşmeye geçiş beklenmesi gereken bir durum, ancak bir es gibi bir şey söz konusu değil. Es verme diye bir şey programımızda söz konusu değil. Programda ince ayarlar her zaman yapılabilir. Bütün programlar dinamiktir, gelişen şartlara, ihtiyaçlara göre ince ayarlar her zaman yapılabilir, yönetim bunun için var ama programımızın esasında hiçbir şekilde bir es verme, duraksama söz konusu değil. Dolayısıyla programımızı kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz.Yılmaz, ince ayarların ancak üretimi, yatırımı, ihracatı daha fazla destekleme, tüketimi bir miktar daha ılımlı hale getirme yönünde olabileceğini kaydederek, Yoksa programın toplam büyüklüğü açısından bir gevşeme söz konusu olmaz. dedi.- (En düşük emekli aylığı) Bir düzenleme yapılacakCumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonun istenilen hızda düşmemesinde hizmet enflasyonundaki katılığın, dolayısıyla eğitim ve kira ücretlerindeki artışın etkili olduğundan bahsederek, burada da gidişatın ve önlerindeki döneme dair perspektifin olumlu olduğunu anlattı.Büyümeyi, istihdamı, diğer sosyal dengeleri gözden çıkarıp sadece ve sadece hızla enflasyonu düşürelim denilirse enflasyonun hızla düşebileceğini kaydeden Yılmaz, ancak bunun büyük sosyal ve ekonomik maliyetler doğuracağını, kendilerinin bunları göz önünde bulundurduklarını söyledi.Yılmaz, en düşük emekli aylığının ne kadar olacağına dair bir soruya karşılık, bu konudaki çalışmaları yaptıklarını, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı birlikteliğinde yaptıkları değerlendirmeyi TBMM AK Parti Grubu ile paylaştıklarını, bundan sonraki sürecin buradan takip edilebileceğini bildirdi.Cevdet Yılmaz, Burada bir düzenleme yapılacağını ifade edebilirim ancak bu düzenleme bütçe imkanlarımız çerçevesinde, bütçelerimiz, dengelerimiz gözetilerek yapılacak. Bir düzenleme olacak ve emeklilerimize duyarsız kalmadan ama bütçe dengelerimizi de hiçbir şekilde bozmadan optimum noktada bir karar oluşmasını bekliyoruz. şeklinde konuştu.SSK, Bağ-Kur ve memur emeklilerinin farklı zam aldığına dair bir yorum üzerine Yılmaz, bunun 6 aylık periyotlar halinde düşünülmesi gerektiğini ve yıl genelinde dengeli bir yapının oluştuğunu belirtti.Sosyal destek sisteminde yeni bir hazırlıklarının olduğunu paylaşan Yılmaz, daha entegre, aile odaklı ve tüm destek sistemlerini birbirine entegre eden yaklaşımı hayata geçirdiklerinde gerçekten ihtiyacı olanlara odaklanabileceklerini, bunu olgunlaştırmaya çalıştıklarını bildirdi.- Enflasyon düşmeye devam ettikçe beklentiler de iyileşecekCumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonla ilgili iletişimin daha iyi olması gerektiğinin altını çizerek, beklentilerin iyileşmesinin reel sektörün kararlarına yansıyacağını, bunun da enflasyonu olumlu etkileyeceğini aktardı.Bu yönde çok yönlü bir çaba sarf ettiklerini dile getiren Yılmaz, tüm düşüncelere saygı duyduklarını ancak bazı eleştirilerin sistematik olduğunu, karamsar ve kötümser olmak yerine iyimserliğin öne çıkarılması gerektiğini ifade etti.Ülkelerin ekonomilerine ilişkin devletlerarası politikaların da burada devreye girdiğini düşünüyorum diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Ülkelerin ekonomilerine ilişkin karamsarlık oluşturma, gölge düşürmeye dönük birtakım sistematik çabaların olduğunu da biliyoruz. İşte X denen bir şey var biliyorsunuz. Geçenlerde bir şeffaflık kuralı koydular. O hesapların hangi ülkelerden olduğunu ilan ettiler. Bizim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı diye gördüğümüz, isimleri öyle olan birçok hesabın aslında başka ülkelerden yönetildiğini görüyorsunuz. Dolayısıyla bir taraftan da bu bir uluslararası mücadele. Ekonomiler üzerinde oluşturulan algılar ve bunun üzerinden ülkeleri etkileme çabası aynı zamanda uluslararası bir boyut da taşıyor. Bütün bu boyutlarıyla bu beklentiler meselesine bakmalıyız, ama işin özü şu: Enflasyon düşmeye devam ettikçe bu beklentiler de iyileşecek. Önemli olan bunu çok daha pekiştirmemiz, güçlendirmemiz bu süreçte.- Belediyeler içme suyu ve trafik meselesine yatırım yapmalılarCumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin 2026'da NATO Liderler Zirvesi, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi ve COP31 gibi önemli zirvelere ev sahipliği yapacağını anımsatarak, özellikle iklim krizi ile mücadelede COP31 konferansının önemine işaret etti.İklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerden birisinin Türkiye olduğunu dile getiren Yılmaz, bu nedenle Su Komisyonu kurduklarını, bunun başkanlığını kendisinin yaptığını, su meselesinin hayati konular arasında yer aldığını anlattı.Yılmaz, Bir süre sonra su fakiri ülkeler arasına girme riskimiz var. Burada suyun kullanımına baktığımızda yüzde 80'e yakını tarım sektöründe, yüzde 20'si de sanayi ve içme suyu olarak kullanılıyor. Bütün kurumların katkısıyla bir yeni yol haritası hazırlıyoruz. dedi.Suyu verimli kullanmak zorunda olduklarını vurgulayan Yılmaz, Maalesef belediyelerin birçoğu buraya (şehir şebekelerine) yeterli yatırımı yapmamış durumda. Dolayısıyla ortalama baktığınızda yüzde 40-50 kayıp kaçak var. DSİ suyu getiriyor şehre, hane halkına ulaşmadan yüzde 50'si bir şekilde kayıp. Kullanamıyor insanlar. Dolayısıyla şehir şebekeleri çok öncelikli bir konu. diye konuştu.Belediyelerin son dönemde yatırım harcamalarının oranının düştüğünü ifade eden Yılmaz, Parti farkı gözetmeden söylüyorum, belediyeler bu konuya yatırım yapmalı. Popülist politikalarla bir yere gidemeyiz. Bir gün, üç gün gidersiniz, ama sonuçta işte kapınıza gelir dayanır. İnsanlar içme suyu bulamaz hale gelir. Bütün o politikalarınız çöker. Dolayısıyla geçmişten gelen sermayeyi bir yere kadar tüketirsiniz. Hani hazıra dağ dayanmaz diye bir söz var. Yatırım yapma yapma, en sonunda patlar yani, bu altyapılar patlar. Dolayısıyla trafik için de aynı şey söz konusu, içme suyu için de aynı şey söz konusu. yorumunu yaptı.Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:Şunu söyledim Mecliste de: Belediyeler, lütfen asli işlerine yoğunlaşsınlar. Asli işlerinden geriye para kalırsa da istedikleri şeyi yapsınlar, festival mi yaparlar, ne yaparlarsa. Ama öncelikle asli işlerini yapsınlar diye altını çizerek vurgulamaya çalıştım. Orada da kastettiğim özellikle içme suyu ve trafik meselesi. Belediyelerin öncelikle bu alanlara daha fazla kaynak ayırması, yatırım yapması lazım. Diğer yandan tarım tarafında ise tarla içi verimlilik önemli, orada da aynı şey geçerli.Yılmaz, COP31'in su ve iklim meselesini konuşmak için önemli bir fırsat olduğunun altını çizerek, tarımsal desteklerde işin odağında suyun olacağını, suyu fazla kullanan bitkileri desteklememe gibi konuların ele alınabileceğini söyledi.Su tarasarrufuna verdikleri önemi vurgulayan Yılmaz, artık tarımsal desteklerin odağında da verimliliğin ve su meselesinin olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin hem Rusya hem de Ukrayna ile direkt ilişkisinin bulunmasının önemine işaret ederek, şu açıklamalarda bulundu:Ukrayna-Rusya başladığında muhalefetten bazı yetkililer 'taraf tutun, Rusya ile ilişkiyi kesin' demişlerdi. Cumhurbaşkanımız çok net, hem ilkesel tavrını ortaya koydu hem de iki tarafla da açık kanallarla diplomasi yürüttü. Bunun ne kadar faydalı olduğunu şimdi çok daha iyi görüyoruz. Gönüllüler Koalisyonu var Ukrayna-Rusya ile ilgili AB merkezli diyelim. İngiltere, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda gibi ülkeler de var. 30'un üzerinde ülke var. Ben de 4-5 defa katıldım o toplantılara. Cumhurbaşkanımızın bu tavrı şu anda Avrupa için de en değerli hususa dönüşmüş durumda. Yani kendilerinin yapamadıkları bir durum. Cumhurbaşkanımızın her iki tarafla konuşuyor olmasının ne kadar değerli bir pozisyon olduğunu bu katıldığım toplantılarda çok daha net bir şekilde gördüm.Yılmaz, Türkiye'nin Suriye, Karabağ, Libya, Somali-Etiyopya barışı gibi alanlarda önemli liderlik diplomasisi gösterdiğine işaret etti.- (BES'te) Yüzde 20 de oldukça iyi bir teşvik
Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) devlet katkısı oranının yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürülmesinin bütçeye ek katkı yapıp yapmayacağına dair soruya karşılık Yılmaz, bütçeyi bu indirimi göz önünde bulundurarak yaptıklarını, dolayısıyla bu konudaki rakamların çok değişmeyeceğini bildirdi.Yılmaz, Yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürülmesi BES'in teşvik edilmediği anlamına gelmiyor, yüzde 20 de oldukça iyi bir teşvik aslında. Biz tabii ki bu bireysel emeklilik sistemini destekliyoruz, bu nedenle de bütçemizde önemli bir rakamı bu destek için ayırmış durumdayız. diye konuştu.Tasarrufun artırılmasının önemine işaret eden Yılmaz, Türkiye'de finansal sistemde en fazla gelişme potansiyeli olan alanlardan biri sigortacılık. Yeterince potansiyelimizi henüz harekete geçirebilmiş değiliz bana göre. Bu ne kadar gelişirse toplam finansal istikrarımıza da katkısı olur, tasarruf oranlarımız artmış olur. Bu anlamda BES'i önemli bir miktarda ve kaynakla bütçeden desteklemeye devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.(Sürecek)
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin hem Rusya hem de Ukrayna ile direkt ilişkisinin bulunmasının önemine işaret ederek, şu açıklamalarda bulundu:Ukrayna-Rusya başladığında muhalefetten bazı yetkililer 'taraf tutun, Rusya ile ilişkiyi kesin' demişlerdi. Cumhurbaşkanımız çok net, hem ilkesel tavrını ortaya koydu hem de iki tarafla da açık kanallarla diplomasi yürüttü. Bunun ne kadar faydalı olduğunu şimdi çok daha iyi görüyoruz. Gönüllüler Koalisyonu var Ukrayna-Rusya ile ilgili AB merkezli diyelim. İngiltere, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda gibi ülkeler de var. 30'un üzerinde ülke var. Ben de 4-5 defa katıldım o toplantılara. Cumhurbaşkanımızın bu tavrı şu anda Avrupa için de en değerli hususa dönüşmüş durumda. Yani kendilerinin yapamadıkları bir durum. Cumhurbaşkanımızın her iki tarafla konuşuyor olmasının ne kadar değerli bir pozisyon olduğunu bu katıldığım toplantılarda çok daha net bir şekilde gördüm.Yılmaz, Türkiye'nin Suriye, Karabağ, Libya, Somali-Etiyopya barışı gibi alanlarda önemli liderlik diplomasisi gösterdiğine işaret etti.- (BES'te) Yüzde 20 de oldukça iyi bir teşvik
Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) devlet katkısı oranının yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürülmesinin bütçeye ek katkı yapıp yapmayacağına dair soruya karşılık Yılmaz, bütçeyi bu indirimi göz önünde bulundurarak yaptıklarını, dolayısıyla bu konudaki rakamların çok değişmeyeceğini bildirdi.Yılmaz, Yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürülmesi BES'in teşvik edilmediği anlamına gelmiyor, yüzde 20 de oldukça iyi bir teşvik aslında. Biz tabii ki bu bireysel emeklilik sistemini destekliyoruz, bu nedenle de bütçemizde önemli bir rakamı bu destek için ayırmış durumdayız. diye konuştu.Tasarrufun artırılmasının önemine işaret eden Yılmaz, Türkiye'de finansal sistemde en fazla gelişme potansiyeli olan alanlardan biri sigortacılık. Yeterince potansiyelimizi henüz harekete geçirebilmiş değiliz bana göre. Bu ne kadar gelişirse toplam finansal istikrarımıza da katkısı olur, tasarruf oranlarımız artmış olur. Bu anlamda BES'i önemli bir miktarda ve kaynakla bütçeden desteklemeye devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.(Sürecek)




