Dünya Haberleri - Dış ve Ekonomi Haberleri Yayın Müdürü Barışkan Ünal'ın moderatörlüğünde düzenlenen Sinema Atölyesi'nin Sinema, Dizi, Tiyatro Oyunculuğu ve Seslendirme temalı 18. Bölümü'nün konuğu oldu.Uzun yıllardır ünlü oyuncuların dublajını yapan Karadağlı, dublajın en önemli unsurunu karaktere hizmet ediyor olmak şeklinde tanımlayarak, Sesiniz eğer bilinirse hemen, bu bilmem kim diyorsanız, demek ki başarılı olamamış onu seslendiren. Yani sesin karaktersiz olması, role göre adapte olması gerekir. diye konuştu.Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünü neleri yapıp neleri yapamayacağımı bilerek kabul ettiğini belirten Karadağlı, Benim en büyük avantajım çok iyi bir ekip kurdum ve çok ciddi başarılara imza attık. Bunu ben tek başıma yapmadım. Ekibimle birlikte yaptım. Çünkü Devlet Tiyatrolarında hem yönetici hem idareci olmak zorundasınız. İkisinden biri değil, birlikte yürütmek zorundasınız çünkü dediğim gibi Türkiye'nin en büyük sanatsal kurumu. dedi.Seyirci ve turne sayısını ciddi oranda artırdıklarını ifade eden Karadağlı, Yeni tiyatrolar kurduk. En son Van ve Kars Devlet Tiyatrosunu açıyorum şimdi. Arada Batman'ı da açtık. Şimdi bütün bunlar çok güzel gelişmeler, çok yorucu. Çünkü bir sanat kurumunu yönetmek, idare etmek kolay bir şey değil. Ama çok da keyifli. ifadesini kullandı.Karadağlı, Devlet Tiyatrolarının kendine yeten sistemiyle dünyada tek olduğunu anlatarak, Bizim kadar aktif çalışan, böyle bir potansiyelle aktif çalışan başka bir tiyatro yok. değerlendirmesinde bulundu.Söyleşinin dublaj ve tiyatro ile ilgili bölümlerinin detayları şöyle:Barışkan Ünal: Dublaj yapmaya üniversite hayatında başladınız ve ünlü isimleri seslendirdiniz. Dublaj yapmaktaki en önemli unsurlar nedir? Aktörün kendi ses tonunu, üslubunu mu yansıtmak daha fazla ön plana çıkıyor yoksa kültürel olarak seyirciye göre uyarlamalar olabiliyor mu?Tamer Karadağlı: Onu iki türlü ayırmak gerekiyor. Neredeyse 40 sene önce biz TRT'de başladık. TRT'de seslendirme müdürü olur verirdi, ondan sonra seslendirme yapmaya başlardık. TRT'deki dublajlar çok nettir. En güzel Türkçe ile hatasız şekilde o rolü üzerinden gelmeniz gerekir. Fakat son zamanlarda sinemada dublajlı olarak gösterilen filmler biraz daha Türkçeye uygun hale getirilebiliyor. Mesela TRT'de “r”lere dikkat ederiz, geliyorlar deriz ama şimdi sinema dublajlarında “geliyolar” da diyebiliyoruz. Daha doğal konuşulsun denebiliyor.Dublajın en önemli unsurlarından biri karaktere hizmet ediyor olmak. Sizin orada yorum katmanız diye bir şey söz konusu değil. Çünkü o yorum zaten oyuncu, yönetmen tarafından katılmış. Yönetmen aylarca o rolle ilgili zaten düşünmüş, taşınmış. O rolü oynayacak oyuncuyu seçmiş, onunla günlerce, haftalarca tartışmış. O filmi çekmiş, tekrar o sahneleri çekmiş, beğenmediği bir tonlama varsa yeniden o sahneyi çekmiş ve filmi bitirmiş. Sizin o stüdyoya girip de onların aylarca, yıllarca uğraştığı bir şeyde iki saat içinde ben bunu böyle yorumluyorum deme hakkınız yok. Siz role hizmet ediyorsunuz.Barışkan Ünal: Bazı canlandırdığınız aktörleri tekrar farklı filmlerde seslendirmek zamanla daha kolaylaşmaya başlamıştır.Tamer Karadağlı: Benim şansım şuydu, birçok oyuncuyu zaten sinemada iyi izlediğim için ya da o filmleri daha önceden seyrettiysem benim için prova gibi oluyordu. Yani “Baba” filminde Al Pacino'yu, Michael Corleone karakterinde seslendirdim. Ama ben “Baba”yı herhalde 27 kere filan seyretmiştim, neredeyse ezbere biliyordum filmi. O yüzden onu seslendirirken birçok repliği bildiğim için onu Türkçede nasıl söyleyeceğimi çok iyi biliyordum. Ya da Clint Eastwood'u seslendirirken, “Iron Man”de Robert Downey Junior'u. Keyif alıyorum çok keyifli bir iş.Barışkan Ünal: Animasyon da hiç seslendirdiniz mi?Tamer Karadağlı: Sincap seslendirdim ben yıllarca. “Chip and Dale” diye bir sincap ikilisi vardı. “Arı Maya”da Philip vardı, çekirgeyi seslendiriyordum. “Hoppa, hoppa” diye.
Dünya
Yayınlanma: 25 Eylül 2026 - 11:12
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve oyuncu Tamer Karadağlı ile Sinema Atölyesi: (2)
Dünya - Ben başarı odaklı bir insanım. İşi kabul ederken de neleri yapıp neleri yapamayacağımı bilerek girdim ve gerçekten çok ciddi işler yaptık, çok güzel başarılara imza attık. Seyirci sayımızı inanılmaz arttırdık. Turne sayımızı inanılmaz arttırdık, yeni tiyatrolar kurduk. En son Van ve Kars Devlet Tiyatrosunu açıyorum şimdi. Arada Batman'ı da açtık. Şimdi bütün bunlar çok güzel gelişmeler, çok yorucu. Çünkü bir sanat kurumunu yönetmek, idare etmek kolay bir şey değil. Ama çok da keyifli - Devlet Tiyatroları sistemi dünyanın hiçbir yerinde yok. Bizim kadar aktif çalışan, böyle bir potansiyelle aktif çalışan başka bir tiyatro yok - Parayı, şöhreti, sevgiyi bu ülkede kazandım ben. İyisiyle kötüsüyle kötü günlerim oldu, iyi günlerim daha fazla oldu ve benim bir çeşit borcum olduğuna inandım. Madem bu kadar çok şey verdi bu meslek bana, bu roller bana, şimdi bir şekilde geri vermek için hizmet ederek aslında borcumu ödemeye çalışıyorum
Dünya
25 Eylül 2026 - 11:12

EDİTÖR

Anadolu Ajansı haberleri. Anadolu Ajansı Son dakika gelişmeleri. Bu haber Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiştir. Anadolu Ajansı tarafından...
İlginizi Çekebilir