Ankara Haberleri - Kömür madeni metanı (CMM) emisyonlarının yaklaşık yüzde 89'unun 2023'te Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (UNFCCC) bildirilmediği tahmin edilirken, küresel ölçekte emisyonların sabit kaldığı ve azaltım hedeflerinin gerisinde olunduğu belirtildi.
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in Küresel Kömür Madeni Metanı Değerlendirmesi 2026 raporunda, küresel metan emisyonlarını 2030'a kadar yüzde 30 azaltmayı hedefleyen Küresel Metan Taahhüdü'ne rağmen kömür madenciliği kaynaklı emisyonlarda kayda değer düşüş yaşanmadığı bildirildi.Metanın kömürle birlikte oluşan ve madencilik öncesi, sırası ve sonrasında açığa çıkan güçlü bir sera gazı olduğu belirtilen raporda, kömür madeni metan emisyonlarının resmi verilerde büyük ölçüde yer almadığı ve bunun da mevcut azaltım teknolojilerinin yaygınlaşmasını yavaşlattığı ifade edildi.Kömür madenciliğinin 2023'te yaklaşık 34,7 milyon ton metan salımı gerçekleştirdiğine işaret edilen raporda, bu miktarın petrol ve doğal gaz sektörlerinden kaynaklanan emisyonlarla karşılaştırılabilir düzeyde olduğu kaydedildi.Raporda, kömür madeni metan emisyonlarının büyük bölümünün az sayıda ülke tarafından üretildiği ancak düzensiz raporlama nedeniyle 2023'te emisyonların yüzde 89'unun Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne bildirilmediğinin tahmin edildiği aktarıldı.Kömür madeni metanı azaltımının kısa vadede önemli bir iklim kazanımı sunma potansiyeline sahip olduğu ancak raporlama eksikliklerinin bu fırsatın gerçek boyutunu gizlediği belirtilen raporda, en fazla emisyon üreten ilk 9 ülkeden 6'sının verilerini eksik bildirdiğine dair bulguların, mevcut emisyonların tam anlaşılamamasına ve azaltım teknolojilerinin yavaş uygulanmasına yol açtığı ifade edildi.Öte yandan, mevcut teknolojilerle kömür madeni metan emisyonlarının yüzde 54-63 azaltılmasının mümkün olduğu, bunun yaklaşık yüzde 12'sinin ise net maliyet oluşturmadan gerçekleştirilebileceği bildirildi.
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in Küresel Kömür Madeni Metanı Değerlendirmesi 2026 raporunda, küresel metan emisyonlarını 2030'a kadar yüzde 30 azaltmayı hedefleyen Küresel Metan Taahhüdü'ne rağmen kömür madenciliği kaynaklı emisyonlarda kayda değer düşüş yaşanmadığı bildirildi.Metanın kömürle birlikte oluşan ve madencilik öncesi, sırası ve sonrasında açığa çıkan güçlü bir sera gazı olduğu belirtilen raporda, kömür madeni metan emisyonlarının resmi verilerde büyük ölçüde yer almadığı ve bunun da mevcut azaltım teknolojilerinin yaygınlaşmasını yavaşlattığı ifade edildi.Kömür madenciliğinin 2023'te yaklaşık 34,7 milyon ton metan salımı gerçekleştirdiğine işaret edilen raporda, bu miktarın petrol ve doğal gaz sektörlerinden kaynaklanan emisyonlarla karşılaştırılabilir düzeyde olduğu kaydedildi.Raporda, kömür madeni metan emisyonlarının büyük bölümünün az sayıda ülke tarafından üretildiği ancak düzensiz raporlama nedeniyle 2023'te emisyonların yüzde 89'unun Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne bildirilmediğinin tahmin edildiği aktarıldı.Kömür madeni metanı azaltımının kısa vadede önemli bir iklim kazanımı sunma potansiyeline sahip olduğu ancak raporlama eksikliklerinin bu fırsatın gerçek boyutunu gizlediği belirtilen raporda, en fazla emisyon üreten ilk 9 ülkeden 6'sının verilerini eksik bildirdiğine dair bulguların, mevcut emisyonların tam anlaşılamamasına ve azaltım teknolojilerinin yavaş uygulanmasına yol açtığı ifade edildi.Öte yandan, mevcut teknolojilerle kömür madeni metan emisyonlarının yüzde 54-63 azaltılmasının mümkün olduğu, bunun yaklaşık yüzde 12'sinin ise net maliyet oluşturmadan gerçekleştirilebileceği bildirildi.




