
Bakanlıktan yapılan açıklamada, İsrail'in adımlarının diplomatik misyonların Filistin devletiyle ilişkilerini hedef aldığı belirtildi.
Açıklamada, bu adımların Filistin halkının haklarını ve uluslararası hukuka dayalı iki devletli çözümü destekleyen tutumu nedeniyle "İngiltere'yi cezalandırmayı" amaçladığı ifade edildi.
Söz konusu adımların işgal altındaki Doğu Kudüs üzerinde İsrail egemenliğini dayatma ve kentteki diplomatik misyonların çalışmalarına müdahale etme girişimi olduğu vurgulandı.
Doğu Kudüs'ün 1967'den bu yana işgal altındaki Filistin topraklarının bir parçası ve Filistin devletinin başkenti olduğu belirtilen açıklamada, işgalci güç konumundaki İsrail'in kent üzerinde "egemenlik hakkına sahip olmadığı" kaydedildi.
İsrail'in Doğu Kudüs'ün hukuki ve tarihi statüsünü değiştirme veya kentteki diplomatik kurumları hedef alan tek taraflı uygulamalar dayatma hakkının bulunmadığı bildirildi.
Açıklamada, İngiltere'nin Kudüs'teki başkonsolosluğunun faaliyetlerini sürdürme, tarihi varlığını koruma, Filistin halkına hizmet etme ve Filistin devletiyle ilişkileri geliştirme konusundaki bağımsız rolünü sürdürme hakkı olduğu vurgulandı.
Konsolosluğun önceki hukuki statüsüne dönmesi istenen açıklamada, mevcut düzenlemelerin Doğu Kudüs'ün "işgal altındaki toprak" niteliğini değiştirdiği veya İsrail'in kent üzerindeki egemenlik iddiasının kabul edildiği şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altı çizildi.
İngiltere hükümetinin İsrail'in konsolosluğu kapatma konusunda yasal hakkı bulunduğu iddiasını reddetmesi ve Doğu Kudüs'ün işgal altındaki toprak olduğu yönündeki tutumunu koruması takdirle karşılandı.
Ayrıca İngiltere'nin Kudüs'teki konsolosluk binasının kapatılmayacağını, faaliyetlerini, sunduğu hizmetleri ve Filistin halkıyla temaslarını sürdüreceğini açıklamasından duyulan memnuniyet ifade edildi.
Açıklamada, bu tutumun İngiltere'nin Kudüs'teki varlığı ile uluslararası meşruiyete dayalı iki devletli çözüme destek veren rolünü korumasını sağlayacağı kaydedildi.
Filistin ile İngiltere arasındaki dostluk ve ortaklık ilişkilerinden övgüyle söz edilen açıklamada, Londra'nın iki devletli çözüm, Filistin halkının hakları ve Filistin devletinin tanınması konusundaki tutumları ile İsrail'in yerleşim faaliyetlerine karşı aldığı önlemler takdir edildi.
Filistin devletinin İngiltere ile ikili işbirliğini geliştirmeye devam edeceği belirtilen açıklamada, işgalin sona erdirilmesi, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulması ve bölgede barış ile güvenliğin sağlanması için ortak çalışma kararlılığı vurgulandı.
İsrail, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistin nezdindeki İngiltere Konsolosluğunun faaliyetlerine son verildiğini duyururken, misyonun diplomatik temsilcilik olarak hizmet vereceği bildirilmişti.
İngiltere dahil 12 Batılı ülkenin, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yasa dışı yerleşimlerle ticareti yasaklayacağını duyurmasının ardından, İsrail Dışişleri Bakanı Saar, 8 Eylül'de İngiltere'ye yaptırım uygulayacaklarını duyurmuştu.



