İstanbul Haberleri - İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları sırasında alıkonulan ve İsrail hapishanelerinde yaklaşık 19 ay tutulan Filistinli gazeteci İslam Şukri Muhammed Hicazi, Gazze'nin tanınmış ortopedi cerrahlarından doktor Adnan el-Burş'un Ofer Hapishanesi'nde ağır şekilde darbedildikten sonra hayatını kaybettiğine ilişkin tanıklıkları anlattı.Gazze'deki İslam Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olan ve Gazze'nin önde gelen ortopedi cerrahlarından Adnan el-Burş, 2009'da Ürdün Üniversitesinden mezun olmuş, ardından Londra'da kompleks kırık cerrahisi alanında akademik eğitim almıştı. Ürdün Tıp Kurulundan uzmanlık belgesi bulunan el-Burş, Gazze'nin kuzeyindeki El-Avde Hastanesinde görev yaptığı sırada İsrail tarafından alıkonulmuş ve 2 Mayıs 2024'te İsrail hapishanesinde ağır işkence ve darp sonucu hayatını kaybetmişti.Hicazi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2023'te Gazze'ye yönelik saldırılar sırasında ağır yaralı halde alıkonulduğunu ve yaklaşık 19 ay İsrail hapishanelerinde tutulduğunu belirtti.Ofer Askeri Kampı, Ofer Hapishanesi, Nafha ve Negev gibi farklı hapishane ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu aktaran Hicazi, yaşadığı sürecin ağırlığını, 19 ay hapiste kaldım ama yaşadığım işkencenin şiddeti nedeniyle bu 19 ay bana 19 yıl gibi geldi. sözleriyle dile getirdi.Hicazi, özellikle Ofer'de çok sayıda Filistinli tutuklunun maruz kaldığı ağır darp ve kötü muameleye tanık olduğunu, bazı tutukluların bacaklarında ağır yaralanmalar meydana geldiğini, bazılarının gözlerini kaybettiğini ve ciddi fiziksel zarar gördüğünü söyledi.
Doktor Adnan ilk öldürülen kişi değildi, son kişi de olmayacak. Maalesef tutuklular şu anda soğukkanlılıkla öldürülüyor. diyen Hicazi, Ofer Hapishanesinin 24. bölümünde başka bir tutuklunun ölümüne de tanık olduğunu anlattı.2025'te kalp hastası bir Filistinli tutuklunun kaldığı bölüme gece saatlerinde bir gardiyanın geldiğini belirten Hicazi, Gece gardiyanlar geldi. Odada bulunan köpeği hasta tutuklunun üzerine saldırttılar, ardından gardiyanlar göğsüne vurdular. Tutuklu kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. diye konuştu.
Hastanede bulunan yaralıların da alıkonulduğunu aktaran Hicazi, İsrail askerleri Şifa Hastanesine baskın düzenledikleri sırada, küçük, büyük, yaralı veya sağlıklı ayrımı yapmadılar. Hepsine aynı muameleyi yaptılar. Yaralı olduğunu bildikleri kişilerin yarasına şiddetle vuruyorlardı. dedi.Başındaki yaralanma nedeniyle kafatasında yaklaşık 3 santimetrelik bir hasar bulunduğunu belirten Hicazi, İsrail askerlerinin kendisini doğrudan başından darbettiğini söyledi.Hicazi, Ben yaralıydım ve tedavi görüyordum. Buna rağmen beni dövdüler. Başımda yaklaşık 3 santimetrelik kemik kaybı vardı ve doğrudan başıma yaralandığım yere vuruyorlardı. Askere, 'Bana vuruyorsun, beni böyle öldürmek mi istiyorsun?' diye sordum. Bana, 'Sorun değil, ölürsün.' diye karşılık verdi. dedi.Filistinli tutukluların durumunun insani bir mesele olduğunu vurgulayan Hicazi, uluslararası topluma harekete geçmesi çağrısında bulundu.İsrail'in Filistinli tutukluların durumunun insan hakları kuruluşları ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından takip edilmesini engellediğini belirten Hicazi, bu alanda herhangi bir denetimin bulunmadığını ve tutukluların ağır ihlallere maruz kaldığını kaydetti.
Yaklaşık 20 gardiyan doktor Burş'u yarım saat boyunca dövdü
Bunlardan birinin doktor Adnan el-Burş olduğunu ve Burş'un Gazze'deki bazı Filistinli tutukluları tedavi ettiği gerekçesiyle Celem Sorgu Merkezinde tutulduğunu belirtti.El-Burş'un sorgusu sırasında kendisinin doktor olduğunu ve görevini herhangi bir kişinin milliyetine veya kimliğine bakmaksızın yaralılara yardım etmek olarak gördüğünü söylediğini aktaran Hicazi, doktorun buna rağmen kötü muameleye maruz kaldığını ifade etti.Hicazi, Burş'un ölümünden yaklaşık iki gün önce İsrailli istihbarat görevlilerince çağrıldığını ve kendisinden Filistinli tutukluların ailelerine yakınları hakkında bilgi vermesinin istendiğini söyledi. Burş'un bu talebi kabul ederek tutukluların ailelerine yakınlarının durumları hakkında bilgi verdiğini aktaran Hicazi, daha sonra doktorun yaklaşık 7 kişiyle birlikte Ofer Hapishanesine nakledildiğini belirtti.Hicazi, Ofer'e getirilen tutukluların isimlerinin gardiyanlar tarafından tek tek sorulduğunu ve Burş'un ismen arandığını belirterek, doktorun kendisini korumak amacıyla aradıklarını düşündüğünü söyledi.Yaklaşık 20 gardiyanın Burş'u tespit ettikten sonra diğer tutukluları uzaklaştırarak doktora saldırdığını anlatan Hicazi, şunları söyledi:Yaklaşık 20 gardiyan doktor Adnan'a sopalarla, elleriyle, ayaklarıyla, ayakkabılarıyla ve ellerine geçen her şeyle saldırdı. Doktorun dövülmesi yaklaşık yarım saat sürdü.Hicazi, başka bir tutuklunun kendisine, Burş'un çığlıklarını ve yardım çağrılarını yaklaşık yarım saat boyunca duyduklarını aktardığını belirterek, Bir süre sonra doktorun sesi kesildi. Artık sesi çıkmıyordu ama onu dövmeye devam ediyorlardı. dedi.Doktor Burş'un ağır şekilde darbedildikten sonra koğuşa getirildiğini ve neredeyse nefes alamaz halde olduğunu aktaran Hicazi, diğer tutukluların yardım çağrısında bulunduğunu söyledi.Gardiyanların başlangıçta çağrılara yanıt vermediğini, hapishanede kargaşanın artmasının ardından bir sağlık görevlisinin geldiğini belirten Hicazi, Sağlık görevlisi geldiğinde doktor Adnan'ın durumunu kontrol etti. Kalbinin tamamen durmuş olduğunu ve artık hayatta olmadığını tespit ettiler. Ardından doktor Adnan'ın cansız bedenini beyaz bir ceset torbasına koyup götürdüler. bilgisini paylaştı.- Tutuklular soğukkanlılıkla öldürülüyorDoktor Adnan ilk öldürülen kişi değildi, son kişi de olmayacak. Maalesef tutuklular şu anda soğukkanlılıkla öldürülüyor. diyen Hicazi, Ofer Hapishanesinin 24. bölümünde başka bir tutuklunun ölümüne de tanık olduğunu anlattı.2025'te kalp hastası bir Filistinli tutuklunun kaldığı bölüme gece saatlerinde bir gardiyanın geldiğini belirten Hicazi, Gece gardiyanlar geldi. Odada bulunan köpeği hasta tutuklunun üzerine saldırttılar, ardından gardiyanlar göğsüne vurdular. Tutuklu kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. diye konuştu.
Hastanede bulunan yaralıların da alıkonulduğunu aktaran Hicazi, İsrail askerleri Şifa Hastanesine baskın düzenledikleri sırada, küçük, büyük, yaralı veya sağlıklı ayrımı yapmadılar. Hepsine aynı muameleyi yaptılar. Yaralı olduğunu bildikleri kişilerin yarasına şiddetle vuruyorlardı. dedi.Başındaki yaralanma nedeniyle kafatasında yaklaşık 3 santimetrelik bir hasar bulunduğunu belirten Hicazi, İsrail askerlerinin kendisini doğrudan başından darbettiğini söyledi.Hicazi, Ben yaralıydım ve tedavi görüyordum. Buna rağmen beni dövdüler. Başımda yaklaşık 3 santimetrelik kemik kaybı vardı ve doğrudan başıma yaralandığım yere vuruyorlardı. Askere, 'Bana vuruyorsun, beni böyle öldürmek mi istiyorsun?' diye sordum. Bana, 'Sorun değil, ölürsün.' diye karşılık verdi. dedi.Filistinli tutukluların durumunun insani bir mesele olduğunu vurgulayan Hicazi, uluslararası topluma harekete geçmesi çağrısında bulundu.İsrail'in Filistinli tutukluların durumunun insan hakları kuruluşları ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından takip edilmesini engellediğini belirten Hicazi, bu alanda herhangi bir denetimin bulunmadığını ve tutukluların ağır ihlallere maruz kaldığını kaydetti.



