İstanbul Haberleri - TRT tarafından bu yıl Cesur Ol, İz Bırak sloganıyla 17'ncisi düzenlenen TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri kapsamında Ortak Kadraj Paneli gerçekleştirildi.Grand Pera İstanbul'da moderatörlüğünü Nada Muftic'in üstlendiği panelde Mabedin Gölgesinde belgesel serisinde görev alan isimler konuştu.Camilerin yalnızca birer ibadet yeri olmadığını, zamanla insan hikayeleri, gelenekler ve paylaşılan değerlerle derin anlam kazandığını gözler önüne seren belgesel sergisi, her bir köşesinde izler taşıyan bu mekanların insanlarla kurduğu güçlü bağı ve etrafında şekillenen yaşamları etkileyici bir anlatımla izleyicilere aktarıyor.
- Proje, bir anlamda bıçak sırtı bir iştiBelgeselin proje koordinatörü Ahmet Furkan Gündoğan, ortak duygu ve anlatım dili oluşturmayı hedeflediklerini ve her yönetmenin yapımda kendine özgü yaklaşımını yansıtmasına da imkan tanımaya çalıştıklarını söyledi.Gündoğan, proje kapsamında 5 bölüm hazırlandığını belirterek, Ortak bir duygu ve özgürlüğü bir arada sunmaya çalıştığımız bu önemli proje, bir anlamda bıçak sırtı bir işti. Herkesin buluşabileceği duygusal bir merkez ve zemini bulup bunu izleyenlere ulaştırabilmeye çalıştık çünkü biliyoruz ki bu ortak duyguyu oluşturabilmek ve sunabilmek, belgesel serisinin başarılı olmasının en önemli anahtarıydı. Bunu da başarabildiğimizi düşünüyorum. dedi.- Proje için herkesin üzerinde hemfikir olacağı ortak birtakım değerler buldukYapımın yönetmenlerinden Pelin Asal, proje kapsamında Türkiye'nin önemli camilerini ele aldıklarını dile getirerek, Tarihi camilere yöneldik. Ben de Ankara'nın en önemli camilerinden birisi olan Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nin hikayesini anlattım. Bir yönetmen olarak camiyi içeriden ve insanlarla birlikte sunmayı tercih ettim. Camiyle yakın bir ilişki kuran, ona maneviyatla yönelen insanları odağımıza aldık ve onların hikayeleriyle caminin anlatısını kurduk. diye konuştu.Yönetmen Murat Ocak da belgesel serisinin ortak bir konseptin hayata geçirilmesi adına yapıldığına dikkati çekerek, Projede 5 farklı yönetmenin farklı bakış açıları ortak bir amaç ve duyguyla sunulmaya çalışıldı. Ben de İstanbul'un kendine has camilerinden birisi olan Eyüpsultan'ın hikayesini anlattım. Genel olarak proje için herkesin üzerinde hemfikir olacağı ortak birtakım değerler bulduk. Bu doneler, bulduğumuz karakterlere ulaşmamızı sağladı. ifadelerini kullandı.Projenin kısa bir zaman diliminde üretildiğini anlatan Ocak, şunları kaydetti:Zamanımız gerçekten çok kısaydı ve biz de bu süreçte hızlıca sahaya çıkıp işimizi bitirmeyi tercih ettik. Eyüpsultan, gerçekten farklı yerlerden oraya gelen insanlara ev sahipliği yapan bir cami. Burada önemli olan nokta ise elbette insan hikayesiydi. İnsanlar, Eyüpsultan'a birbirinden farklı amaçlarla geliyordu. Biz de insanlara camiyle kurdukları o bağ üzerinden ulaşmaya gayret ettik. Elbette burada tanık olduğumuz hikayeler, bizlerde derin izler bıraktı. Camiyle bağ kuran insanların hallerine yansıyan enerjinin bizlere bulaşmaması mümkün değildi.Etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi.17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri, 7 Haziran'a kadar yönetmenlerle söyleşiler, sinemanın usta isimleriyle paneller ve atölye çalışmalarıyla devam edecek.Festival programına www.trtbelgesel.com adresinden ulaşılabilir.
- Proje, bir anlamda bıçak sırtı bir iştiBelgeselin proje koordinatörü Ahmet Furkan Gündoğan, ortak duygu ve anlatım dili oluşturmayı hedeflediklerini ve her yönetmenin yapımda kendine özgü yaklaşımını yansıtmasına da imkan tanımaya çalıştıklarını söyledi.Gündoğan, proje kapsamında 5 bölüm hazırlandığını belirterek, Ortak bir duygu ve özgürlüğü bir arada sunmaya çalıştığımız bu önemli proje, bir anlamda bıçak sırtı bir işti. Herkesin buluşabileceği duygusal bir merkez ve zemini bulup bunu izleyenlere ulaştırabilmeye çalıştık çünkü biliyoruz ki bu ortak duyguyu oluşturabilmek ve sunabilmek, belgesel serisinin başarılı olmasının en önemli anahtarıydı. Bunu da başarabildiğimizi düşünüyorum. dedi.- Proje için herkesin üzerinde hemfikir olacağı ortak birtakım değerler buldukYapımın yönetmenlerinden Pelin Asal, proje kapsamında Türkiye'nin önemli camilerini ele aldıklarını dile getirerek, Tarihi camilere yöneldik. Ben de Ankara'nın en önemli camilerinden birisi olan Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nin hikayesini anlattım. Bir yönetmen olarak camiyi içeriden ve insanlarla birlikte sunmayı tercih ettim. Camiyle yakın bir ilişki kuran, ona maneviyatla yönelen insanları odağımıza aldık ve onların hikayeleriyle caminin anlatısını kurduk. diye konuştu.Yönetmen Murat Ocak da belgesel serisinin ortak bir konseptin hayata geçirilmesi adına yapıldığına dikkati çekerek, Projede 5 farklı yönetmenin farklı bakış açıları ortak bir amaç ve duyguyla sunulmaya çalışıldı. Ben de İstanbul'un kendine has camilerinden birisi olan Eyüpsultan'ın hikayesini anlattım. Genel olarak proje için herkesin üzerinde hemfikir olacağı ortak birtakım değerler bulduk. Bu doneler, bulduğumuz karakterlere ulaşmamızı sağladı. ifadelerini kullandı.Projenin kısa bir zaman diliminde üretildiğini anlatan Ocak, şunları kaydetti:Zamanımız gerçekten çok kısaydı ve biz de bu süreçte hızlıca sahaya çıkıp işimizi bitirmeyi tercih ettik. Eyüpsultan, gerçekten farklı yerlerden oraya gelen insanlara ev sahipliği yapan bir cami. Burada önemli olan nokta ise elbette insan hikayesiydi. İnsanlar, Eyüpsultan'a birbirinden farklı amaçlarla geliyordu. Biz de insanlara camiyle kurdukları o bağ üzerinden ulaşmaya gayret ettik. Elbette burada tanık olduğumuz hikayeler, bizlerde derin izler bıraktı. Camiyle bağ kuran insanların hallerine yansıyan enerjinin bizlere bulaşmaması mümkün değildi.Etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi.17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri, 7 Haziran'a kadar yönetmenlerle söyleşiler, sinemanın usta isimleriyle paneller ve atölye çalışmalarıyla devam edecek.Festival programına www.trtbelgesel.com adresinden ulaşılabilir.




