İstanbul Haberleri - Selahattin Yılmaz'ın elebaşılığını yaptığı öne sürülen suç örgütünün Aziz İhsan Aktaş'a yönelik silahlı saldırı düzenleyeceği iddiasıyla haklarında dava açılan 8'i tutuklu 19 sanığın yargılanmasına başlandı.İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 6'sı tutuklu 17 sanık ile avukatları katıldı. Tutuklu 2 sanığın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandığı duruşmada çok sayıda izleyici de yer aldı.Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Selahattin Yılmaz, nüfuzunu kimin için kullandığının ortaya konulması gerektiğini savunarak, kendisini azmettirdiği iddia edilen Fatih Keleş'in dosyada takipsizlik kararı aldığını söyledi.Yılmaz, dosyada Aziz İhsan Aktaş'a suikast yapacağının iddia edildiğini, cenazeye gitmelerinin dosyada delil olarak gösterildiğini öne sürerek, Cenazeye gitmek, ne zamandan beri örgüt kapsamına girdi? Madem biz örgütüz, bizi 3 ay takip edersin, alırsın. ifadelerini kullandı.Gürbüz Çapan'ı vuran kişinin kendisi olmadığını, Selahattin Yılmaz isimli başka kişilerle karıştırıldığını savunan Yılmaz, evinde otururken kendisinin gözaltına alındığıyla ilgili Haberler gördüğünü, bu kişilerle sadece isim benzerliğinin bulunduğunu iddia etti.
Yılmaz, O Selahattin Yılmaz ben değilim. Benden kiralık katil, tetikçi olamaz. Kimse bana 'Kiralık katil' diyemez. Benim 1 milyon dolara, 100 milyon dolara mı ihtiyacım var? Ben tahliye istemiyorum, beraat istiyorum. Bu beyefendiyle (Aziz İhsan Aktaş) hiçbir işim de olamaz. Bir sorunum olsa 'Var' derim ama öyle bir şey yok. diye konuştu.Savunması alınan sanıklardan Adem Kuru da Yılmaz ile aynı köyden ve uzaktan akraba olduklarını belirterek, emekli polis memuru olduğunu söyledi.Emekli olduktan sonra ticari girişimde bulunduğunu ancak başarısız olduğunu anlatan Kuru, bu nedenle akrabası Yılmaz'ın yanında danışman olarak çalışmaya başladığını dile getirdi.Kuru, Aziz İhsan Aktaş'ı hiç görmediğini ve tanımadığını, 3 ruhsatlı silahının dışında diğer silahlarla ilgisinin bulunmadığını savunarak, üzerine atılı suçlamaları reddetti.Sanık Cem Çebi de Yılmaz ile akraba olduklarını, 5 yıl önce özel şirkette çalıştığını, yaşından dolayı çıkarılması üzerine Yılmaz'ın şoförü olarak işe girdiğini anlattı.Hiçbir örgüte üye olmadığını, kimseden talimat almadığını ve kimseye de talimat vermediğini, Aktaş'ı da tanımadığını öne süren Çebi, Selahattin Bey'in de talimat verdiğini düşünmüyorum. Aziz Bey'in ismini emniyette duydum. 13 aydır tutukluyum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum. dedi.Söz alan müşteki Aktaş ise hakkındaki soruşturmada etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğini belirterek, kendisine saldırı yapılacağının söylendiğini anlattı.Davadaki isimlerle kişisel tanışıklığının ve husumetinin bulunmadığını dile getiren Aktaş, isminin neden geçtiğini ve neden OPET ifadesinin kullanıldığını sorduğunu söyledi. Aktaş, tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, cezalandırılmalarını istedi.Alınan diğer beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın, tutuklu kaldıkları süre, sabit ikametgah sahibi olmaları ve tutukluluklarından umulan fayda hasıl olduğu gerekçesiyle tahliyelerine karar verdi.Heyet, sanıklar Selahattin Yılmaz ve Cem Duman'ın üzerlerine atılı suçların niteliği, mevcut delil durumu, kaçma şüphesi ve öngörülen ceza miktarını dikkate alarak tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.Duruşma, eksik hususların giderilmesi için 5 Ekim'e ertelendi.
Yılmaz, O Selahattin Yılmaz ben değilim. Benden kiralık katil, tetikçi olamaz. Kimse bana 'Kiralık katil' diyemez. Benim 1 milyon dolara, 100 milyon dolara mı ihtiyacım var? Ben tahliye istemiyorum, beraat istiyorum. Bu beyefendiyle (Aziz İhsan Aktaş) hiçbir işim de olamaz. Bir sorunum olsa 'Var' derim ama öyle bir şey yok. diye konuştu.Savunması alınan sanıklardan Adem Kuru da Yılmaz ile aynı köyden ve uzaktan akraba olduklarını belirterek, emekli polis memuru olduğunu söyledi.Emekli olduktan sonra ticari girişimde bulunduğunu ancak başarısız olduğunu anlatan Kuru, bu nedenle akrabası Yılmaz'ın yanında danışman olarak çalışmaya başladığını dile getirdi.Kuru, Aziz İhsan Aktaş'ı hiç görmediğini ve tanımadığını, 3 ruhsatlı silahının dışında diğer silahlarla ilgisinin bulunmadığını savunarak, üzerine atılı suçlamaları reddetti.Sanık Cem Çebi de Yılmaz ile akraba olduklarını, 5 yıl önce özel şirkette çalıştığını, yaşından dolayı çıkarılması üzerine Yılmaz'ın şoförü olarak işe girdiğini anlattı.Hiçbir örgüte üye olmadığını, kimseden talimat almadığını ve kimseye de talimat vermediğini, Aktaş'ı da tanımadığını öne süren Çebi, Selahattin Bey'in de talimat verdiğini düşünmüyorum. Aziz Bey'in ismini emniyette duydum. 13 aydır tutukluyum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum. dedi.Söz alan müşteki Aktaş ise hakkındaki soruşturmada etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğini belirterek, kendisine saldırı yapılacağının söylendiğini anlattı.Davadaki isimlerle kişisel tanışıklığının ve husumetinin bulunmadığını dile getiren Aktaş, isminin neden geçtiğini ve neden OPET ifadesinin kullanıldığını sorduğunu söyledi. Aktaş, tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, cezalandırılmalarını istedi.Alınan diğer beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın, tutuklu kaldıkları süre, sabit ikametgah sahibi olmaları ve tutukluluklarından umulan fayda hasıl olduğu gerekçesiyle tahliyelerine karar verdi.Heyet, sanıklar Selahattin Yılmaz ve Cem Duman'ın üzerlerine atılı suçların niteliği, mevcut delil durumu, kaçma şüphesi ve öngörülen ceza miktarını dikkate alarak tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.Duruşma, eksik hususların giderilmesi için 5 Ekim'e ertelendi.


