İstanbul En Son dakika Haber - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Fiyat istikrarının sağlanması yolunda aldığımız mesafeyi önemsiyoruz. Bu amaç doğrultusunda, önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz. dedi.Karahan, yılın 3. enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu.Karahan, Merkez Bankamızın tarihinde derin izler bırakmış dört kıymetli ismi; Sayın Rüşdü Saracoğlu, Sayın Hasan Ersel, Sayın Süreyya Serdengeçti ve Sayın Ercan Kumcu’yu kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Her biri farklı dönemlerde, farklı sorumluluklarla Bankamız çatısı altında çok kıymetli hizmetlerde bulunmuştur. Kendilerini bir kez daha rahmetle anıyorum. Sevenlerine ve Merkez Bankamız camiasına başsağlığı diliyorum. dedi.Sıkı para politikasının sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ettiklerini belirten Karahan, yurt içi talebin yavaşlama seyrini sürdürdüğünü ve talep koşullarının dezenflasyonist etkisinin arttığını aktardı.Karahan, 2024 yılı haziran ayından bu yana enflasyondaki düşüşün kesintisiz bir şekilde devam ettiğini, enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergelerin de bu durumu desteklediğini dile getirerek, Fiyat istikrarının sağlanması yolunda aldığımız mesafeyi önemsiyoruz. Bu amaç doğrultusunda, önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.Küresel ticaret politikalarındaki son dönem belirsizliğin ikili anlaşmalar ile bir miktar azalsa da yüksek düzeyini koruduğunu söyleyen Karahan, Bilindiği gibi, anlaşmalar önceki açıklamalara kıyasla daha düşük tarife oranları üzerinden yapıldı. Bununla birlikte, sektörel ölçekte açıklanan yüksek tarifeler yürürlükte kalmaya devam ediyor. dedi.Karahan, birçok ülke ve sektöre ilişkin belirsizliğin de sürdüğünü vurguladı.Ayrıca jeopolitik risklerin de küresel ekonomik görünüm üzerinde etkili olmaya devam ettiğini kaydeden Karahan, söz konusu belirsizlik ve risklerin küresel iktisadi faaliyete dair beklentiler üzerindeki olumsuz etkilerinin de hala hissedildiğini dile getirdi.Karahan, belirsizliğin son dönemde bir miktar azalmasının ise küresel büyüme görünümünde sınırlı bir iyileşmeye neden olduğunu belirtti.Bununla birlikte, büyüme beklentilerinin halen ocak ayı değerlerinin altında kaldığını ifade eden Karahan, enerji emtia fiyatlarının geçen rapor dönemine göre jeopolitik gelişmeler kaynaklı olarak bir miktar arttığını bildirdi.Zayıf talep koşulları ve üretim artışlarının ise bu dönemdeki yukarı yönlü hareketi sınırlayan faktörler olduğunu aktaran Karahan, şöyle devam etti:Enerji hariç tarafta ise endüstriyel metal fiyatlarında gümrük tarifelerinin etkileri ile artışlar gözlemledik. Ekonomilere göre farklılaşan dinamiklere rağmen, faiz indirim süreçleri nisan ayı sonrasında da ülkeler genelinde devam etti. Bununla birlikte, enflasyon ve büyüme görünümlerine bağlı olarak indirim hızları değişebiliyor. Bu bağlamda, politika faizi beklentileri ve fiyatlamalarında da her iki yönde hareketler görebiliyoruz. Yüksek borçluluk nedeniyle son dönemde tahvil getirileri ile ilgili risk algısı göreli olarak arttı. Diğer taraftan, hisse senedi piyasaları küresel ölçekte olumlu bir performans gösteriyor. Bu çerçevede, portföy tercihlerinin hisse senetlerine yöneldiğini görmekteyiz. Yurt içi görünüme geçmeden önce özetlemek gerekirse, küresel belirsizlik bir miktar azalmakla birlikte küresel ekonomik görünüm ve finansal piyasalar üzerinde etkili olmaya devam ediyor.-Yılın ilk çeyreğinde finansal koşullardaki sıkılığın devamı ile yurt içi talep zayıfladı, dış denge ise iyileştiKarahan, sıkı para politikasının hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonundaki dengeli seyrin devam ettiğini vurguladı.2025 yılının ilk çeyreğinde özel tüketimin yıllık büyümesinin yavaşladığına dikkati çeken Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu.Sıkılaştırma öncesi döneme kıyasla bakıldığında, özel tüketimin büyümeye katkısının belirgin olarak gerilediği görülüyor. Keza net ihracatın yıllık katkısı da artık daha dengeli bir resim sergiliyor. Talep kompozisyonundaki normalleşme, büyüme verileri çeyreklik bazda incelendiğinde de açıkça görülüyor. İlk çeyrekte özel tüketim gerilerken, ihracatın artması ve ithalatın düşmesi sonucunda net ihracatın büyümeye katkısı pozitif oldu. Bu çerçevede, yılın ilk çeyreğinde finansal koşullardaki sıkılığın devamı ile yurt içi talep zayıfladı, dış denge ise iyileşti.Karahan, ikinci çeyreğe ilişkin verilere bakıldığında ise sanayi üretim endeksindeki artışın yavaşladığını söyledi.Tipik oynaklık sergileyen sektörler dışlandığında ise sanayi üretiminin çeyreklik bazda sınırlı olarak gerilediğini ifade eden Karahan, hizmet üretim endeksinin de ilk çeyrekteki yükselişi sonrasında mayıs ayı verilerine göre ikinci çeyrekte sınırlı olarak azaldığını bildirdi.Karahan, benzer bir eğilimin inşaat üretim endeksinde de görüldüğünü, özetle, ikinci çeyrekte üretim göstergelerinin genel olarak ılımlı seyrettiğini belirtti.İlgili bir gösterge olarak, imalat sanayisinde kapasite kullanım oranının da ikinci çeyrekte yataya yakın seyrettiğini, oranın temmuz ayında ise bir önceki aya ve önceki çeyrek ortalamasına göre gerilediğini söyleyen Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:Buna göre, sanayide kapasite kullanımı son bir yıldır geçmiş dönem ortalamasının altında seyrediyor. İş gücü piyasasına bakıldığında, manşet işsizlik oranı ikinci çeyrekte bir miktar artmakla birlikte halen geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında. Öte yandan, geniş tanımlı göstergeler içerdikleri farklı dinamiklere bağlı olarak yüksek seviyesini koruyor. Bu çerçevede, ilan başına başvurulara dair derlediğimiz veriler de bir artışa işaret ediyor. Burada, 2018 yılındaki sıkılaştırma dönemine yaklaşan bir görünüm mevcut. İş gücü piyasasını değerlendirirken, bahsettiğim göstergeleri de kapsayan ve daha geniş kapsamlı olan bir veri setine bakmak önemli. Nitekim işsizlik oranı gibi temel göstergelerle diğer iş gücü göstergeleri zaman zaman farklı sinyaller verebiliyor. Grafikte, birçok iş gücü piyasası göstergesinden yararlanılarak oluşturulan ve bütüncül bir görünüm sunan Bileşik İşgücü Piyasası Endeksini görüyorsunuz. Endekste görülen bir artış yıllık bazda iş gücü piyasasında sıkılaşmaya, azalış ise gevşemeye işaret ediyor. Buna göre endeks, iş gücü piyasasında sıkılığın, işsizlik oranının ima ettiğinden daha az olduğunu gösteriyor.Karahan, ikinci çeyrekte, yurt içi talepte ivme kaybı sürdüğünü belirtti.Perakende satışların altın hariç tutulduğunda daha ılımlı seyrettiğini ifade eden Karahan nitekim endeksin altın hariç artışı ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla yavaşladığını bildirdi.Karahan, perakende satışlarda da ivme kaybı devam ettiğini, altın hariç olarak ise bu görünüm daha da belirgin olduğunu vurguladı.Kartla yapılan harcamaların ikinci çeyrekte arttıktan sonra temmuz ayında da sınırlı olarak yükseldiğini aktaran Karahan, trendden sapma olarak bakıldığında da verilerin kartla yapılan harcamalardaki söz konusu ivme kaybını teyit ettiğini dile getirdi.Son yıllarda tüketicilerin ödeme tercihlerindeki dönüşüm dikkate alınarak kart kullanım eğilimine göre düzeltilmiş verilerin özel tüketimin seyriyle daha uyumlu olduğunu belirten Karahan, bu veriler kullandığında tüketim harcamalarındaki ivme kaybını daha net gördüklerini söyledi.-İktisadi Yönelim Anketi verileri de parasal sıkılaştırmanın etkisiyle iç talepte gerçekleşen dengelenme ile uyumluKarahan, İktisadi Yönelim Anketi verileri de parasal sıkılaştırmanın etkisiyle iç talepte gerçekleşen dengelenme ile uyumlu. Nitekim, imalat sanayi firmalarının kayıtlı iç piyasa siparişlerinin, geçmiş dönem ortalaması etrafında seyrettiğini görüyoruz. diye konuştu.Talebe ilişkin verilerin bir bütün olarak, ikinci çeyrekte talep koşullarının enflasyonu düşürücü etkisinin arttığını gösterdiğini ifade eden Karahan, şöyle konuştu:Farklı yöntemlerle hesapladığımız çıktı açığı göstergelerinin ortalaması, yılın ilk çeyreğinde nötre yakın negatif bir seviye ima ediyor. Yılın ikinci çeyreğinde de negatif bölgede ilerleyen bir çıktı açığı görünümü var. Dolayısıyla, finansal koşullardaki sıkılığın devamı ile talep koşullarının, bu dönemde dezenflasyonist patikayla daha uyumlu hareket ettiğini görüyoruz. Yılın geri kalanında da bu görünümün korunacağını öngörüyoruz. İktisadi faaliyet kapsamında, son olarak cari açığa da kısaca değinmek isterim. Cari açık ikinci çeyrekte bir miktar artmakla birlikte iç talep görünümü ile uyumlu bir şekilde ılımlı seyretti. Detaylara bakılacak olursa, son dönemde ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklere ve zayıf seyreden küresel talebe rağmen, ihracat artışını sürdürdü. İlk çeyrekte gerileyen ithalat ise ikinci çeyrekte arttı. Bu gelişmede, söz konusu belirsizliklere bağlı olarak öne çekilen talebin de etkisi oldu. Avro/dolar paritesindeki yükseliş ise dış ticaret ve hizmetler dengesine olumlu yansıdı.Karahan, temmuz ayına ilişkin geçici verilerin dış ticaret dengesinde iyileşmeye işaret ettiğini söyledi.Bu görünüm altında, cari açığın millî gelire oranının ikinci çeyrekte yüzde 1,3 civarında olduğunu tahmin ettiklerini bildiren Karahan, 2025 yılında bu oranın uzun dönem ortalamalarının altında kalmaya devam edeceğini öngördüklerini aktardı.Karahan, diğer taraftan, cari açık üzerinde enerji fiyatları ve küresel ticaret politikaları kaynaklı yukarı yönlü risklerin canlılığını koruduğunu dile getirdi.2024 haziran ayında başlayan dezenflasyon sürecinin finansal piyasalardaki oynaklıklara ve jeopolitik gelişmelere karşın kesintisiz bir şekilde devam ettiğini belirten Karahan, şöyle devam etti:Tüketici enflasyonu temmuz ayında yüzde 33,5’e gerileyerek 2024 mayıs ayındaki zirveye kıyasla 42 puanlık önemli bir düşüş kaydetti. Ağustos öncü verileri de bu eğilimin devam ettiğine işaret ediyor. Son Rapor döneminden bu yana enflasyon, tahmin ettiğimiz orta noktanın üzerinde olmakla birlikte, öngördüğümüz tahmin aralığında gerçekleşti. Enflasyon son 3 ayda üst üste piyasa beklentilerinden düşük gerçekleşse de hizmet sektöründeki atalet öngördüğümüzden yüksek seyrederek, tahminler üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor. Ana eğilim göstergeleri, nisan ayında finansal piyasalardaki gelişmelerin etkisiyle kısmi bir yükseliş kaydetmişti. Takip eden aylarda ise göstergelerde ılımlı bir seyir izledik. Ana eğilim temmuz ayında öngörülerimizle uyumlu olarak döneme özgü unsurlarla geçici olarak yükseldi. Bu gelişmede, zamana bağlı fiyat belirleme eğilimi yüksek hizmet kalemlerindeki fiyat artışları öne çıktı. Enflasyon ana eğilimin üç aylık hareketli ortalamalarını incelediğimizde kademeli yavaşlama eğiliminin sürdüğünü görüyoruz Öte yandan, yıllıklandırılmış ana eğilimi hesapladığımızda, takip ettiğimiz altı göstergenin ortalaması, yüzde 27’nin altına işaret ediyor. Tahmin performansı görece daha iyi olan medyan enflasyon ise ana eğilimin yüzde 25 civarında olduğunu ima ediyor. Bu seviyeler tüketici enflasyonu olan yüzde 33,5 ile karşılaştırıldığında, bize dezenflasyonun süreceğini gösteriyor. Daha önce belirttiğim gibi, ağustos ayı öncü verileri de ana eğilimde kademeli yavaşlamanın devamına işaret ediyor.Karahan, alt gruplar bazında bakıldığında kademeli bir yavaşlama sergileyen hizmet enflasyonunun temmuz ayında haberleşme, sağlık, kira gibi zamana bağlı fiyat belirleme eğilimi yüksek alt kalemlerin etkisiyle bir miktar yükseldiğini belirtti.Temel mal enflasyonunun ise nisan sonrası dönemde kur gelişmelerinin etkisiyle bir miktar yükselse de bu durumun geçici olduğunu vurgulayan Karahan, Gıda grubunda, zirai don hadisesine rağmen enflasyonda yavaşlama görüyoruz. Zirai don, meyve fiyatlarını yılın ilk yarısında olumsuz yönde etkilese de sebze fiyatlarındaki olumlu seyir bu durumu kısmen dengeledi. Bu dönemde diğer gıda grubundaki yavaşlama da destekleyici oldu. ifadesini kullandı.Karahan, enerji grubunda ise son dönemde maktu vergi ve yönetilen fiyat gelişmelerinin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle yükselen küresel enerji fiyatlarının etkilerini izlediklerini aktardı.Bu bağlamda ana gruplara dair detaylara bakacak olursak hatırlayacağınız üzere, emtia fiyatları küresel ticaret ve büyümeye yönelik beklentilerle mart ayında gerileme eğilimine girmişti. Dolayısıyla yılın ikinci enflasyon raporunda ham petrol başta olmak üzere emtia fiyat varsayımlarımızı aşağı yönlü güncellemiştik. diyen Karahan, ancak haziran ayında gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin bu görünümü tersine çevirdiğini söyledi.Karahan, uluslararası emtia fiyatlarının petrol başta olmak üzere enerji grubu öncülüğünde yükseldiğini kaydetti.- Belirginleşen kuraklığın önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü riskleri artırdığını değerlendiriyoruzGıda fiyatlarında ise iklim koşulları etkili olmaya devam ettiğini dile getiren Karahan, Son aylarda artan sıcaklıklara paralel olarak bazı bölgelerde kuraklığın belirginleştiğini görmekteyiz. Bitkisel üretim tahminleri gerek zirai don hadisesi gerekse artan sıcaklıklara bağlı olarak rekolte kayıplarına işaret etmekte. Belirginleşen kuraklığın önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü riskleri artırdığını değerlendiriyoruz. dedi.Alt gruplar karşılaştırıldığında, en yüksek yıllık enflasyonun hizmet grubunda olduğunu kaydeden Karahan, şunları söyledi:Diğer taraftan, son bir yıllık dönemde hizmet enflasyonunun belirgin bir azalış gösterdiğini de eklemek gerekir. Bu gruptaki dinamikleri incelediğimizde, zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi yüksek olan kalemlerin hizmet enflasyonunun ataletini artırdığını görüyoruz. Nitekim, ilk 7 aydaki birikimli enflasyona baktığımızda, eğitim ve kira kalemleri öne çıkıyor. Eğitim hizmetleri enflasyonu, yılın ilk 7 ayında özel okul ücret gelişmelerine istinaden güçlü seyretti. Önümüzdeki iki ayda da özel üniversite ücretlerine bağlı gelişmelerin etkisini takip edeceğiz. Eğitim grubunu kira kalemi takip ederken, talep koşullarına duyarlı hizmet kalemlerinde daha ılımlı bir seyir kaydedilmekte. Lokanta ve oteller buna bir örnek teşkil ediyor. Bu noktada, kira enflasyonu üzerinde ayrıca durmak istiyorum. Mevsimsel etkilerden arındırılmış veriler, aylık kira enflasyonunda son dönemde yüzde 4 civarında yatay bir seyre işaret ediyor. Sağdaki grafikten görüldüğü üzere, yıllıklandırılmış yakın dönem eğilim, yüzde 63,6 ile mevcut yıllık kira enflasyonunun yaklaşık 15 puan altında bir seyir ima ediyor. Bu durum, bize kira enflasyonunun gerilemeye devam edeceğini gösteriyor. Gerek Perakende Ödeme Sistemi mikro verileri gerekse konut değerleme raporları üzerinden takip edilen verilerin işaret ettiği kira artış oranları bu aşağı yönlü görünümü teyit ediyor. Karahan, bununla beraber, kira enflasyonunun, deprem ve kentsel dönüşüm gibi konut sektörüne özgü arz yönlü unsurların da etkisiyle öngördüklerinden daha dirençli bir seyir gösterdiğini vurguladı.Kiralardaki dirençli seyrin hizmetlere kira ve kira dışı olarak bakıldığında da net bir biçimde görüldüğünü ifade eden Karahan şunları kaydetti:Kira dışında kalan hizmetlerde, yıllık enflasyon aşağı yönlü belirgin ayrışırken ana eğilim de kademeli bir yavaşlama eğilimi içerisinde. Bu grupta yıllıklandırılmış yakın dönem eğilim ise yüzde 37’ler seviyesinde. Her zaman vurguladığımız gibi, dezenflasyon sürecinde, enflasyon beklentilerinin seyri de büyük önem arz ediyor. Yılın ilk iki enflasyon raporu dönemiyle kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin tüm sektörlerde gerilediğini izliyoruz. Yansıda, piyasa katılımcılarının farklı vadelerdeki enflasyon beklentilerine de yer veriyoruz. Buna göre, enflasyondaki düşüşün kademeli bir şekilde sürmesi bekleniyor. Ancak beklentiler iyileşse de halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Bu yönüyle beklentiler, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ediyor. Bu görünüm ise para politikasındaki sıkı ve kararlı duruşumuzu korumayı gerekli kılıyor.(Sürecek)
Ekonomi Haberleri
Yayınlanma: 14 Ağustos 2025 - 13:10
TCMB Başkanı Karahan, Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nda konuştu: (2)
İstanbul - Fiyat istikrarının sağlanması yolunda aldığımız mesafeyi önemsiyoruz. Bu amaç doğrultusunda, önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz - Enflasyon ana eğilimin üç aylık hareketli ortalamalarını incelediğimizde kademeli yavaşlama eğiliminin sürdüğünü görüyoruz - Ağustos ayı öncü verileri de ana eğilimde kademeli yavaşlamanın devamına işaret ediyor
Ekonomi Haberleri
14 Ağustos 2025 - 13:10

EDİTÖR

Anadolu Ajansı haberleri. Anadolu Ajansı Son dakika gelişmeleri. Bu haber Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiştir. Anadolu Ajansı tarafından...
İlginizi Çekebilir





