Yayın sektörü temsilcisi dernekler, Türkiye'deki siyasi gösteriler hakkında basın açıklamasında bulunarak, yayıncıların hedef gösterilmesi ve boykot çağrılarına tepki gösterdi.Açıklamaya Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği, Ders ve Kültür Kitapları Yayıncıları Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliği, Basın Yayın Birliği, Uluslararası Dini Yayıncılar Derneği, Uluslararası Çocuk Yayıncıları Derneği ve Uluslararası Arapça Kitap Yayınları Derneği imza attı.Sosyal medya hesaplarından paylaşılan ortak açıklamada, Türkiye'nin sahip olduğu tarihi, kültürel, siyasal ve stratejik konumu nedeniyle, gerek bölgesinde gerekse dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak her zaman yoğun gündemleri olan bir ülke olduğu belirtilerek, "Bu gelişmeler toplumun tüm kesimleri tarafından dikkatle takip edilmekte, kamuoyunun sağduyusuyla değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, ülkemizin kendi değerleriyle hak ettiği konuma ulaşması yönündeki arzular sıklıkla dile getirilmektedir." ifadelerine yer verildi.Son yıllarda Türkiye'de oluşan olumlu atmosferin yayıncılık sektörünü de pozitif yönde etkilediği aktarılan açıklamada, "Yayıncılık sektörü, sahip olduğu iç dinamikler ve düşünce özgürlüğünün katkısıyla önemli gelişmeler kaydetmiş, KDV istisnası gibi devlet destekleriyle daha da güçlenmiş ve yıllık yayınlanan kitap başlıkları sayısı bakımından dünyada ilk 10 ülke arasında yer almayı başarmıştır. Bu tabloya rağmen, tamamen hukuki süreçler çerçevesinde ilerleyen Güncel bazı gelişmeler üzerinden sektörümüze zarar verebilecek açıklamalarda bulunulması, yayıncıları hedef gösteren ve ayrıştırıcı nitelikte söylemlerle boykot çağrıları yapılması kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Söz konusu çağrıların, hem yayıncılık sektörüne hem de toplumsal barışa olası zararlarının göz önünde bulundurulması ve bu tür tutumlardan en kısa sürede vazgeçilmesi gerektiği kanaatindeyiz." ifadeleri kullanıldı.Açıklamada ayrıca toplanma özgürlüğünün yasal bir hak olmakla birlikte, bu hakkın kötüye kullanılarak cami bahçesindeki tarihi mezar taşlarının tahrip edilmesi, cami duvarlarının kirletilmesi ve hiçbir kültürde yeri olmayan, toplumsal huzuru zedeleyici ahlak dışı sloganların atılması kabul edilemez olduğu belirtilerek şunlar kaydedildi:
Bu tür eylemleri kınadığımızı ve reddettiğimizi kamuoyuna bildiririz. Hukukun üstünlüğüne olan inancımızı bir kez daha yineleyerek, temel hak ve özgürlüklerin herkes için korunması gerektiğini vurguluyor, toplumsal barışın tesisi adına tüm yetkilileri ve vatandaşlarımızı, ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etmeye, milli ve manevi değerlere saygı göstermeye ve ülke menfaatlerini zedeleyici tutum ve söylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz."
Bu tür eylemleri kınadığımızı ve reddettiğimizi kamuoyuna bildiririz. Hukukun üstünlüğüne olan inancımızı bir kez daha yineleyerek, temel hak ve özgürlüklerin herkes için korunması gerektiğini vurguluyor, toplumsal barışın tesisi adına tüm yetkilileri ve vatandaşlarımızı, ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etmeye, milli ve manevi değerlere saygı göstermeye ve ülke menfaatlerini zedeleyici tutum ve söylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz."




