Tbmm Haberleri - DEVA, Gelecek ve Saadet partilerinin kurduğu Yeni Yol Partisinin TBMM Grup Toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının gölgesinde karşılandığını belirtti.Okul saldırılarını, ahlaki çürümenin üstünün örtülemediği bir düzenin kaçınılmaz sonucu olarak değerlendiren Arıkan, bu meselenin güvenlik meselesinden önce ahlak ve maneviyat meselesi olduğunu bildirdi.Sorunun güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini ifade eden Arıkan Siz çürümüş bu sistemi değiştirmezseniz, her öğrencimizin başına bir polis de koysanız bu sorunu çözemezsiniz. dedi.Televizyon dizileri ve sabah kuşağı programlarını eleştiren Arıkan, hükümetin bu programlara müdahale etmesini istedi. Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya değinen Arıkan, Açık söyleyeyim, bu tablo Türkiye'nin yeni Susurluk'udur. Yıllar önce o kamyonun altından çıkan kirli ilişkiler ağı, bugün devletin koridorlarında boy gösteriyor ama bir fark var. Nedir o fark? O gün Susurluk ortaya çıktığında suçlular kaçacak delik arıyordu. Bugün ise suçun delillerini bizzat devletin imkanlarıyla, devletin gücüyle yok etmeye çalışan insanlar var. Bu olay, dünya suç tarihinin gördüğü en büyük delil karartma operasyonudur. ifadelerini kullandı.ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın açıklamalarına tepki gösteren, hadsiz ve küstah olarak niteleyen Arıkan, Böyle bir cehalet ancak Trump'ın atadığı bir büyükelçiye yakışır. dedi.Barrack'ın açıklamalarına hükümetin sessiz kalmaması gerektiğini söyleyen Arıkan, Siz bu millete yön tayin edemezsiniz. Siz ülkemiz hakkında fikir beyan edemezsiniz. Size karşı vermiş olduğumuz destansı mücadeleyle ayakta kalan bu devleti, siyonist İsrail ile aynı ittifakta gösteremezsiniz. Tom Barrack denen kişi, istenmeyen kişi ilan edilmelidir. Epstein adası müdavimlerinin bu ülkede yeri olmamalıdır. diye konuştu.- Bireysel silahlanmanın yaygınlaşması engellenmelidirGelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da Barrack'ın açıklamalarına tepki gösterdi. Barrack'ın küstahlık üzerine küstahlık yapmaya devam ettiğini söyleyen Davutoğlu, Bu adama karşı sessiz kalmayın, bu cahil adama önce cehaletini sonra da Washington yolunu gösterin. dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı dönemindeki bir anısını aktaran Davutoğlu, şöyle konuştu:Bir gün Eric Edelman diye küstah bir büyükelçi atanmıştı. Sayın Cumhurbaşkanı'mız o zaman başbakan, ben de başdanışmandım. 2005 yılında 6 ay boyunca kendisine randevu vermedik. Randevu verildiği zaman eline hazırladığımız dosyayı verdik. Biraz sitemle oturdu, Sayın Erdoğan elindeki dosyayı açtı, 'Benden randevu istiyorsunuz ama önce şu fotoğrafların hesabını verin' dedi. Fotoğraflarda, Felluce'de ABD askerlerinin postallarıyla camiyi işgal eden resmi vardı. 'Bu fotoğraflar oldukça biz size randevu vermeyiz' dedi. Biz de o Sayın Erdoğan'a saygı duyuyoruz.Okul saldırılarına da değinen Davutoğlu, 10 maddeden oluşan acil adım önerilerini paylaştı:Bireysel silahlanmanın yaygınlaşması engellenmelidir. Başta okullar olmak üzere kamu alanlarında güvenlik tedbirleri artırılmalıdır. Bütün okullarda belirli bir takvim içinde psikolojik ve psikiyatrik taramalar yapılmalı, gençlerin sorunlarının kaynakları tespit edilmelidir. Okullarda psikolojik rehberlik çalışmaları yoğunlaştırılmalıdır. Okulların etrafına çöreklenerek gençleri tuzaklarına çeken sokak çetelerine karşı amansız bir mücadele başlatılmalıdır. Mafyatik şiddet kültürünü umutsuz gençlere bir kariyer alanı gibi gösteren dizilere karşı kesin tedbirler alınmalı. Şiddet kültürünün yaygınlaştırılması asla sanat alanı ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemez.Uyuşturucu çeteleriyle mücadele sözde ve medyatik düzeyde değil, baronlardan başlayarak bu terör eylemine bulaşan herkesi kapsamalı, sert ve kararlı şekilde yürütülmelidir. Sık sık çıkarılan infaz yasalarıyla gençlerin kötü örneklerle suça yönlendirilmesi engellenmelidir. Gençleri umutsuzluğa sevk eden ekonomik şartlar düzeltilmeli, acilen gençliğin psikolojik ve zihni gelişimiyle ilgili bütçelendirmeyi de içeren bir eylem planı oluşturulmalıdır. Her okulda ebeveynler, öğretmenler, okul yöneticileri ve lise düzeyindeki okullarda öğrenci temsilinden oluşan kurullar oluşturulmalıdır.Yaşanan saldırılar nedeniyle milli yas ilan edilsin çağrısında bulunduklarını ve bu nedenle haksız eleştirilere maruz kaldığını söyleyen Davutoğlu, Meclis'te düzenlenecek 23 Nisan Resepsiyonuna katılmayacağını belirtti.- Türkiye'nin beka meselesi, çocuklarımızdırDEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, okul saldırılarını hatırlatarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na buruk ve üzüntü içinde girdiklerini belirtti.Bu saldırıların tekil bir olay olarak görülemeyeceğini dile getiren Babacan, Şu anda Türkiye'de okulların çevresinde uyuşturucu, çeteleşme, şiddet ve suç var. Ülkeyi yönetenler sürekli 'beka' deyip duruyor. Asıl Türkiye'nin beka meselesi işte budur, çocuklarımızdır, gençlerimizdir, eğitim sistemimizdir. Türkiye'de ilk defa bir nesil, kendinden sonraki neslin yarınlarıyla ilgili endişe taşıyor. İlk defa bir nesil kendinden sonraki neslin daha zor şartlarda yaşayacağından kaygılı. diye konuştu.Türkiye'nin Dünya Mutluluk Raporu'na göre 147 ülke arasında 94. sırada olduğunu söyleyen Babacan, 2025'te 71 milyon kutu antidepresan ilaç kullanıldığını dile getirdi..Okullardaki rehberlik hizmetlerinin kağıt üstünde kalmaması gerektiğini belirten Babacan, Akran zorbalığı gittikçe yaygınlaşan bir risk ve tehlike. Bununla ilgili mutlaka bir sistem kurulmalı. Okullarımızda spor, sanat, kültürel etkinlikler mutlaka yaygınlaştırılmalı. Öğrencilerin sporla, sanatla, kültürle olan bağı kuvvetlendirilmeli. Okul binaları akşamları, cumartesi ve pazar günleri boş kalıyor. Bütün bu tesisler ders dışı faaliyetlerde öğrencilerimiz için farklı faaliyetlere imkan sağlayacak programlarla donatılmalı. dedi.Babacan, televizyon dizileri ile sabah programlarını da eleştirerek, bu programlar nedeniyle toplumsal değerlerin aşındığını, yanlışla doğru arasındaki çizginin giderek silindiğini vurguladı.Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya değinen Babacan, kamu vicdanında şüphe uyandıran her bir davanın hukuka, adalete olan inancı zedelediğini vurguladı.Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasının önemli olduğunu belirten Babacan, Çok ciddi iddialar, ifadeler var. Bu dosya 6 yıldır niçin bekletildi? Hangi eller bu kapıyı tuttu? Kimler davanın ilerlemesine engel oldu? Bir ülkede eğer adalet duygusu zedeleniyorsa, toplumda güven olmaz. diye konuştu.
Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının gölgesinde karşılandığını belirtti.Okul saldırılarını, ahlaki çürümenin üstünün örtülemediği bir düzenin kaçınılmaz sonucu olarak değerlendiren Arıkan, bu meselenin güvenlik meselesinden önce ahlak ve maneviyat meselesi olduğunu bildirdi.Sorunun güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini ifade eden Arıkan Siz çürümüş bu sistemi değiştirmezseniz, her öğrencimizin başına bir polis de koysanız bu sorunu çözemezsiniz. dedi.Televizyon dizileri ve sabah kuşağı programlarını eleştiren Arıkan, hükümetin bu programlara müdahale etmesini istedi. Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya değinen Arıkan, Açık söyleyeyim, bu tablo Türkiye'nin yeni Susurluk'udur. Yıllar önce o kamyonun altından çıkan kirli ilişkiler ağı, bugün devletin koridorlarında boy gösteriyor ama bir fark var. Nedir o fark? O gün Susurluk ortaya çıktığında suçlular kaçacak delik arıyordu. Bugün ise suçun delillerini bizzat devletin imkanlarıyla, devletin gücüyle yok etmeye çalışan insanlar var. Bu olay, dünya suç tarihinin gördüğü en büyük delil karartma operasyonudur. ifadelerini kullandı.ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın açıklamalarına tepki gösteren, hadsiz ve küstah olarak niteleyen Arıkan, Böyle bir cehalet ancak Trump'ın atadığı bir büyükelçiye yakışır. dedi.Barrack'ın açıklamalarına hükümetin sessiz kalmaması gerektiğini söyleyen Arıkan, Siz bu millete yön tayin edemezsiniz. Siz ülkemiz hakkında fikir beyan edemezsiniz. Size karşı vermiş olduğumuz destansı mücadeleyle ayakta kalan bu devleti, siyonist İsrail ile aynı ittifakta gösteremezsiniz. Tom Barrack denen kişi, istenmeyen kişi ilan edilmelidir. Epstein adası müdavimlerinin bu ülkede yeri olmamalıdır. diye konuştu.- Bireysel silahlanmanın yaygınlaşması engellenmelidirGelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da Barrack'ın açıklamalarına tepki gösterdi. Barrack'ın küstahlık üzerine küstahlık yapmaya devam ettiğini söyleyen Davutoğlu, Bu adama karşı sessiz kalmayın, bu cahil adama önce cehaletini sonra da Washington yolunu gösterin. dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı dönemindeki bir anısını aktaran Davutoğlu, şöyle konuştu:Bir gün Eric Edelman diye küstah bir büyükelçi atanmıştı. Sayın Cumhurbaşkanı'mız o zaman başbakan, ben de başdanışmandım. 2005 yılında 6 ay boyunca kendisine randevu vermedik. Randevu verildiği zaman eline hazırladığımız dosyayı verdik. Biraz sitemle oturdu, Sayın Erdoğan elindeki dosyayı açtı, 'Benden randevu istiyorsunuz ama önce şu fotoğrafların hesabını verin' dedi. Fotoğraflarda, Felluce'de ABD askerlerinin postallarıyla camiyi işgal eden resmi vardı. 'Bu fotoğraflar oldukça biz size randevu vermeyiz' dedi. Biz de o Sayın Erdoğan'a saygı duyuyoruz.Okul saldırılarına da değinen Davutoğlu, 10 maddeden oluşan acil adım önerilerini paylaştı:Bireysel silahlanmanın yaygınlaşması engellenmelidir. Başta okullar olmak üzere kamu alanlarında güvenlik tedbirleri artırılmalıdır. Bütün okullarda belirli bir takvim içinde psikolojik ve psikiyatrik taramalar yapılmalı, gençlerin sorunlarının kaynakları tespit edilmelidir. Okullarda psikolojik rehberlik çalışmaları yoğunlaştırılmalıdır. Okulların etrafına çöreklenerek gençleri tuzaklarına çeken sokak çetelerine karşı amansız bir mücadele başlatılmalıdır. Mafyatik şiddet kültürünü umutsuz gençlere bir kariyer alanı gibi gösteren dizilere karşı kesin tedbirler alınmalı. Şiddet kültürünün yaygınlaştırılması asla sanat alanı ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemez.Uyuşturucu çeteleriyle mücadele sözde ve medyatik düzeyde değil, baronlardan başlayarak bu terör eylemine bulaşan herkesi kapsamalı, sert ve kararlı şekilde yürütülmelidir. Sık sık çıkarılan infaz yasalarıyla gençlerin kötü örneklerle suça yönlendirilmesi engellenmelidir. Gençleri umutsuzluğa sevk eden ekonomik şartlar düzeltilmeli, acilen gençliğin psikolojik ve zihni gelişimiyle ilgili bütçelendirmeyi de içeren bir eylem planı oluşturulmalıdır. Her okulda ebeveynler, öğretmenler, okul yöneticileri ve lise düzeyindeki okullarda öğrenci temsilinden oluşan kurullar oluşturulmalıdır.Yaşanan saldırılar nedeniyle milli yas ilan edilsin çağrısında bulunduklarını ve bu nedenle haksız eleştirilere maruz kaldığını söyleyen Davutoğlu, Meclis'te düzenlenecek 23 Nisan Resepsiyonuna katılmayacağını belirtti.- Türkiye'nin beka meselesi, çocuklarımızdırDEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, okul saldırılarını hatırlatarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na buruk ve üzüntü içinde girdiklerini belirtti.Bu saldırıların tekil bir olay olarak görülemeyeceğini dile getiren Babacan, Şu anda Türkiye'de okulların çevresinde uyuşturucu, çeteleşme, şiddet ve suç var. Ülkeyi yönetenler sürekli 'beka' deyip duruyor. Asıl Türkiye'nin beka meselesi işte budur, çocuklarımızdır, gençlerimizdir, eğitim sistemimizdir. Türkiye'de ilk defa bir nesil, kendinden sonraki neslin yarınlarıyla ilgili endişe taşıyor. İlk defa bir nesil kendinden sonraki neslin daha zor şartlarda yaşayacağından kaygılı. diye konuştu.Türkiye'nin Dünya Mutluluk Raporu'na göre 147 ülke arasında 94. sırada olduğunu söyleyen Babacan, 2025'te 71 milyon kutu antidepresan ilaç kullanıldığını dile getirdi..Okullardaki rehberlik hizmetlerinin kağıt üstünde kalmaması gerektiğini belirten Babacan, Akran zorbalığı gittikçe yaygınlaşan bir risk ve tehlike. Bununla ilgili mutlaka bir sistem kurulmalı. Okullarımızda spor, sanat, kültürel etkinlikler mutlaka yaygınlaştırılmalı. Öğrencilerin sporla, sanatla, kültürle olan bağı kuvvetlendirilmeli. Okul binaları akşamları, cumartesi ve pazar günleri boş kalıyor. Bütün bu tesisler ders dışı faaliyetlerde öğrencilerimiz için farklı faaliyetlere imkan sağlayacak programlarla donatılmalı. dedi.Babacan, televizyon dizileri ile sabah programlarını da eleştirerek, bu programlar nedeniyle toplumsal değerlerin aşındığını, yanlışla doğru arasındaki çizginin giderek silindiğini vurguladı.Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya değinen Babacan, kamu vicdanında şüphe uyandıran her bir davanın hukuka, adalete olan inancı zedelediğini vurguladı.Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasının önemli olduğunu belirten Babacan, Çok ciddi iddialar, ifadeler var. Bu dosya 6 yıldır niçin bekletildi? Hangi eller bu kapıyı tuttu? Kimler davanın ilerlemesine engel oldu? Bir ülkede eğer adalet duygusu zedeleniyorsa, toplumda güven olmaz. diye konuştu.




