Dünya Haberleri - İsrail'in ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü gazze Şeridi'nde oksijen istasyonlarının çoğunun hizmet dışı kalması, bölgedeki hastaları, özellikle de yenidoğan bebekleri ölümle yaşam arasında bir savaşa sürüklüyor.Gazze Şeridi'nde sağlık sistemi, yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle felç olmuş durumda.İsrail ordusu, Ekim 2023'te başlayan ve iki yıl süren saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef aldı, sağlık çalışanlarını alıkoydu ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engelledi.Ateşkes anlaşması Ekim 2025'te yürürlüğe girmiş olsa da Gazze'ye saldırılar devam etti, insani durumda gözle görülür bir iyileşme yaşanmadı.İsrail'in anlaşmada yer alan yükümlülükleri yerine getirmemesi, gıda, ilaç, tıbbi malzeme, yakıt ve barınma ekipmanlarının girişini kısıtlaması, krizin kalıcı hale gelmesine yol açıyor.
Diğer hastanelere ve kliniklere de oksijen temin eden ana kaynak konumundaki hastanede yaşanan kriz, yenidoğan birimi, yoğun bakım, acil servis, ameliyathaneler başta olmak üzere hastanenin hayati önem taşıyan birimlerindeki hastaların yaşamını tehdit ediyor.
Gazze genelindeki 34 istasyondan 22'si hizmet dışı
Sağlık sektörünün çökmesi ve İsrail'in yedek parça ve yakıt girişini engellemesi nedeniyle Gazze Şeridi genelinde 34 oksijen istasyonundan 22'si hizmet dışı kaldı.Tüm bölgede sık sık arıza veren yalnızca 12 istasyon ile hizmet verilmeye çalışılıyor.Oksijen tüplerini doldurmak için kullanılan 30 cihazın da 26'sı hizmet dışı kalmış durumda.Kapasite üzeri çalışma arızalara yol açıyor
Var olan oksijen istasyonlarının kapasitelerinin çok üzerinde çalışması da sürekli arızalara yol açıyor.Han Yunus kentinde Gazze Şeridi'nde oksijen merkezlerinin ana kaynağı konumundaki Nasır Hastanesi'nde 6 oksijen istasyonundan 4'ü tamamen hizmet dışı kalırken, yalnızca 2 istasyonla hizmet verilmeye çalışılıyor.Diğer hastanelere ve kliniklere de oksijen temin eden ana kaynak konumundaki hastanede yaşanan kriz, yenidoğan birimi, yoğun bakım, acil servis, ameliyathaneler başta olmak üzere hastanenin hayati önem taşıyan birimlerindeki hastaların yaşamını tehdit ediyor.




